1966 yılında İzmir’de doğdum ve ilkokul, ortaokul ve İzmir Atatürk Lisesi sonrasında 1991 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Sonrasında hekimlik hayatımın büyük bir kısmını tatlı anılarla çalıştığım Devlet Kurumları’nda farklı seviyelerde çalışarak geçirdim. Fotoğraflarda gördüğünüz gibi olduğumdan genç görünümümü borçlu olduğum Homeopati’yi öğrenmeye 2001 yılında başladım. 2002 yılında burslu olarak Avrupa Homeopati Enstitüsüne kabul edildim ve 6 aşamalı Homeopati eğitimini 3 yılda tamamladım. Ardından aynı enstitünün Homeopati Eğitici Eğitimlerini, Klasik Homeopati Derneği’nin verdiği eğitimler sırasında tamamlayarak Homeopati Eğiticisi Ünvanı aldım.
Ancak Homeopati ile başladığım yolculuk sırasında önüme çıkan engeller ve hastalarımdan aldığım soruları cevaplama gerekliliği beni Fitoterapi öğrenmeye zorladı. Böylece Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin verdiği Fitoterapi kurslarını tamamladım. Böylece yolumda ilerlerken 2011 yılında Klasik Homeopati Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildim. 2 yıl boyunca bu görevi yaptığım süre zarfında çok sayıda Homeopati Eğitimi ve uluslararası bir organizasyon olan Dünya Homeopati Günü 2012 yılı Dünya Kutlaması’nı organize ettim.
200 yıl önce Doktor Samuel Hahnemann tarafından keşfedilen Homeopati; insanı fiziksel, zihinsel ve duygusal bir bütün olarak ele alan, hastalıkların semptomlarını bastırmak yerine herkesin içinde olan iyileştirme enerjisini aktive eden doğal ve yan etkisiz bir tedavi yöntemidir.
“Nerede yaşam varsa orada ümit vardır.” Dr.Margery Grace Blackie; İngiltere Kraliyet Ailesi’nin bir numaralı homeopatı, 1965-1979 arasında Homeopati Fakültesi Dekanı, Londra Kraliyet Homeopati Hastanesi Danışman Hekimi
Hahnemann aynı zamanda çok iyi bir doğa bilimciydi ve her şeyin altında bir sebep yattığını çok iyi biliyordu. Kendi araştırmaları sonucunda, yaşam gücünü zayıflatan belli koşullar oluşmadan bir hastalığın gelişmeyeceğini net bir şekilde biliyordu. De nihilo nihil: Hiçbir şey yoktan var olmaz!
Her hastalık kendi semptomlarını yaratır. Mesela kalp krizinde göğüste özellikle sol tarafında ağrı olur. Bu ağrı sol kola yayılır. Hasta endişeli ve soluktur. Kan basıncı yüksek ya da düşük olabilir.
Hahnemann’a göre ilaç kaynağı doğadaki ve çevremizdeki her şey olabilir. Bu nedenle çevremizdeki bitkiler, mineral ve metaller, hayvanlar ve diğer canlılar ilaç üretimi için birer kaynak olabilirler:
Negatif olarak algınanan her şey yaşam gücünü olumsuz bir şekilde etkiler. Pozitif düşüncelerinizi yanınızdan eksik etmeyin.
Homeopatik Ev Eczanesi özellikle sizlerin homeopatiyi evde güvenle kullanabilmeniz için hazırlanmıştır. Ancak kronik rahatsızlıklarınızda tedavi sürecini bir hekimle birlikte yürütmeniz gereklidir.
TANITIM VİDEOSU